Bir Ekmek Bir Günah
— İki zengin aile. Holding sahibi. Aralarında yıllardır süren bir hesaplaşma. Çocuklar ailelerden etkilenmiş ve onlar da husumetli. Birinin çocuğu diğerinin oğlunu öldürdü. Cehalet işte. Miraç’ın kanı donmuştu. Dayanamadı: — Cehalet deyip geçiyorsun! Bir insan başka bir insanı nasıl öldürebiliyor? Bir cana bu kadar rahat kıyılabilir mi? — İnsan böyle bir şey! Ben öyle masum ve vicdanlıların öyle şeyler yaptığını gördüm ki! İnsan her şeyi yapar Miraç, her şeyi! — Ama kimse kendi oğlunun hapse girmesini istemez. Suç kirli. Ama çocuklar “temiz” kalmalı. — Ve… Günah transfer edildi. Kardeşine. Kerem’e. Para karşılığı. Suç onun dosyasına yazıldı. Deliller onun üstüne taşındı. Kitaptan parmak izini de aldık ve suç aletine aktardık. Miraç ayağa kalktı. Yüzü kızarmış, burnundan soluyor, sesi titriyordu: — Delil var! Kamera var! Polis var! Yasa var! Devlet var lan! Siz… siz kimsiniz? Adam tek kaşını kaldırdı. Hâlâ oturuyordu. Sesi değişmedi. Alışıktı böyle duygusal tepkilere. Ama kelimeleri artık bir tokat gibiydi: — Devlet mi? Polis mi? Yasa mı? Başını eğdi. Gülümsedi. Ama o gülüş, bir ölüm haberinden sonra gelen sessizlik gibiydi: “Onlar biziz. Polis bizim. Savcı bizim. Hakim bizim. Bakanlık bizim. Gazeteler, medya bile bizim.” Elini masaya koydu. Parmaklarıyla tahtaya vurdu. — Yarınki duruşmada göreceksin. Ne kadar temiz işliyor her şey.
Specifications
- format
- 13x19.5 cm
- pagecount
- 331
- printdate
- Haziran 2026
AI Readiness
Good foundation, but some important product data is still missing.